Muğla Eski Datça Rotası

Herkese merhabalar. Bugün size Muğla şehri’nin Datça İlçesinden bahsedeceğim. Tatil rotanızı Ege’ye çevirdiyseniz, Muğla’nın uğrak bölgelerinden en merak edilen Datça ilçesinin Eski Datça mahallesinden bahsedeyim. Tek yada iki katlı tamamı taştan yapılmış, bahçelerini begonvillerin, kabak çiçeklerinin, sarmaşıkların süslediği, sokakları arnavut kaldırımlarıyla kaplı, evlerin kapılarının önünde saksılar dolusu çiçeklerin olduğu her yanı tarih kokan bir yöre hayal edin. İşte burası “eski Datça”dır.

Can Yücel’in her kelimesinde, her mısrasında doyasıya anlattığı, “Mekanım Datça olsun” dediği Eski Datça bugünkü Datça’nın kalbinin ilk attığı yerdir. Eski Datça da meşhur olarak bilinen 3 B vardır. Bunlar, bal, badem ve balık üçlemesidir. Bu yiyecekler bu şirin tatil beldesinin olmazsa olmazıdır. Her yıl Şubat ayında gerçekleşen Badem çiçeği festivalinden ve yerlilerin bireysel arıcılık işinden de anlaşılacağı üzere, Datçaya Ekonomik ve turistik anlamda büyük getirisi vardır.
Gelelim gezi rehberimizin başrolü olan Datça’nın o muhteşem büklerine. Datça’dan batıya yani Knidos‘a doğru giderken sırasıyla, Kargı Koyu, Akvaryum Koyu, Domuzçukuru, Hayıtbükü, Ovabükü, Palamutbükü sayılabilir.
Bu büklerden üç adeti; Hayıtbükü, Ovabükü ve Palamutbükü ise en çok meşhur olanları. Ben de bu gezimde bu üçünü ziyaret ettim.
Datça’dan Knidos istikametinde giderken Mesudiye tabelasından sapıp Hayıtbüküne ulaştım. Oldukça Mavi ve Yeşil bir yolculuktu. Hayıtbükü (Mesudiye köyü) bu üç bükten en küçüğü. Yan yana restaurant ve pansiyonlar dizilmiş, bunların sahile koyduğu şemsiye ve şezlonglardan faydalanıyorsun. Plaj yan yana dizilmiş şezlonglarla dolu, oldukça da kalabalık. Deniz ise pırıl pırıl, çok güzel. Pepper Cafe & Restaurant mezeleri ve manzarasıyla, gün batımında denize nazır vakit geçirebileceğiniz çok hoş bir mekan. Uğramadan geçmenizi tavsiye ediyorum.

KARAVAN VE KAMP SEVERLER İÇİN

Hayıtbükünde ağırlıklı işletmeler olduğu için herhangi bir camping alanı bulunmuyor. Fakat Bu istikamette birkaç kilometre ilerlerseniz Palamutbükü Akçabük Camping alanında, işletmelerden ve kalabalıktan uzak, tertemiz deniz ve ormana sahip bir ortamda ücretsiz şekilde camping yapabilir ve tatilinizin keyfini doyasıya çıkarabilirsiniz. Ayrıca, bence çok güzel bir alternatif olarakta Ovabükü ve Hayıtbükü arasında kalan EzgiM Camping alanında çadır yahut bungalov kiralayabilir, duş ve yemek dahil (isteğe bağlı) keyifle tatilinizi sürdürebilirsiniz. Güler yüzlü çalışanları ve muhteşem doğasıyla pişman olmayacaksınız. Haziran Temmuz ve Ağustos ayı için 2 kişilik bungalov konaklama 300 TL. 3 Kişilik ise 425 TL. 1 Kişilik çadır kiralama 75 TL. 2 kişilik 100 TL 3 kişilik 125 TL. Karavan ve doğa hayatını sevenler için Datça çok doğru bir adrestir. Ücretli, ücretsiz ve her ekonomiye uyan bir çok Camping alanında kalabilir, karavanınızı yada çadırınızı oraya bırakarak, güzel Datça’nın her yerini gezebilirsiniz.
Karavanıyla yada çadırıyla gelmiş olanlar için bütçenize göre alışveriş yapacak bir çok alternatif bulacaksınız. Datça merkezde büyük Migros, Carrefour ve bir çok süpermarket mevcut. Fakat biz daha çok yerli ürün tercih ediyoruz diyebilirsiniz. O zaman Cumartesi günleri merkezde kurulan halk pazarından taptaze yeşillikler, mis gibi yeni sağılmış süt ve yine kendi kümeslerinden topladıkları köy yumurtası satın alabilirsiniz. Buraya özgü badem ezmesi ve keçi boynuzu pekmezi de mutlaka denenmeli kanımca. Kamp alanında ateş yakmak isteyen gezginlerimiz için, sokaklarda kamyonetlerle gezerek çok cüzi fiyata odun satın alabilirsiniz. Elbette olmazsa olmaz mangal sucuğumuz için, merkezde bulunan Kaya kasaptan ev yapımı sucuk ise yanına tuzu biberi olacaktır.

DATÇA’da NEREDE GEZİLİR NEREDE NE YENİR?

Ben yemk için genelde tercihimi eski Datça’dan yana yullandım. Can yücel’in hemen evinin yanında ki Agapi Cafe&Bistro karnınızı doyurmak ve canlı müzik dinlemek için oldukça güzel bir yer. Lezzet, hızlı servis ve güler yüz benim için çok önemli. Yaz sezonunda haftanın yedi günü canlı müzik dinleyebilirsiniz burada. Tam karşısında ki Pehlivan Yöresel ürünleri, yemeğinizin üzerine ufak atıştırmalıklar için oldukça şirin bir yer. Eski Datça bir köy olduğundan dolayı sadece bir bakkal var burada. Sinekli Bakkal olarak bilinen bu sevimli yerden ise günlük ihtiyaçlarınızı almanız mümkün. Sinekli bakkalın karşısında ise yılın altı ayı açık olan ve aşırı lezzetli dondurmalar sunan Dondurmam Gaymak adlı dükkan var, sos attırmayı unutmayın 🙂 Eski Datça otoparkına doğru ilerlerken birbirinden sevimli el yapımı takılar satan Atelye isimli dükkandan alışveriş yaparak sevdiklerinizi mutlu edebilirsiniz.
Gelelim Datça merkeze. Ev yapımı yemekler tercih ediyorsanız Zekeriya sofrasını şiddetle öneriyorum. Denize nazır şöyle iki kadeh birşeyler atalım derseniz de, Kalamarına hayran kalacağınız Hüsnü’nün Yeri sizi pişman etmeyecektir. Ne yiyeceğinizi ve ne ödeyeceğinizi bilmek isterseniz, Zaferin Yeri size çok uygun fiyatlarda, günlük taze balık, mezeler, ara sıcaklar ve meyveleri ile fix menü sunacaktır. 19.02.20 tarihinde, yani 2 gün önce gittiğimde kişi başı 80 liraydı. Ayrıca Zaferin Yerine içkinizi dışardan getirip, ücretsiz şekilde servis ettirmeniz de mümkün. Yine muhteşem manzarası ile çeşitli kokteyller tatmak isterseniz, içinizi ısıtacak samimiyeti ve hizmetiyle Roll Cafe’yi tercih edin derim. Harika fotoğralarla anı biriktermek için Datça’nın harika sahili ve rengarenk çiçeklerle bezenmiş sokaklarını da es geçmeyin. Tarihi yer tutkunuz var ise mutlaka ama mutlaka Knidos Antik Kentini gezmelisiniz. Datça’nın sonuna gelmeden hemen önce buranın yerli şarapları damağınızı şenlendirecektir. Vineyard Şarap evinin bahçesinde şarabınızı yudumlarken, yel değirmenine sırtınızı vererek güzel Datça’yı kuş bakışı seyredebilirsiniz.

BURADA!

Burada yani Datça da hayat oldukça sakin, sükut içinde ve huzurlu geçiyor. En özel ve her yerde görmenizi mümkün olduğu “Acelen varsa ne işin var Datça’da” yazısı da bir o kadar buraya uygun. Tatil sezonun o tatlü telaşında dahi kavga, gürültü, korna sesi olmaz burada. Dışarıdan gelen turistlerden de aynı sağduyu tabi ki beklenmekte 🙂 Denize girmek için Yaz sezonunun beklenmediği Datça’da Nisan ay’ından itibaren kendinizi mis gibi serin sulara atabilir, Kasım ayına kadar bu zevki yaşayabilirsiniz. Gerek sevdiklerinizle, geri ise tek başınıza yapacağınız tatiliniz için, önceden yapılması gereken rezervasyonları mutlaka bitirin. Çünkü burası ciddi anlamda bitmeyen bir sirkülasyon cenneti. Şimdiden herkese, iyi tatiller diliyorum. 🙂
#YolAçıkYolaÇık

Ecem Kayaoğlu

Yazarın İnstagram Hesap Link’i : eccemgibi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.