e
sv

The Medventure Karavan Yapımı

avatar

Gökhan Çelikbilek

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

Şimdi her şeye baştan başlıyoruz. Ebru ve Mehmet işlerinden istifa ederler. Çantalarını sırtlarına alıp dünyayı gezme hayalleri vardır ama o da ne?! Çeşitli sağlık sorunları ortaya çıkar ve böylece yolculuk tipi değişir. Bu da bizi araç alıp yuvaya dönüştürme olayına götürüyor.

Serüvene başlamadan önce bizi Youtube ve Instagram hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Aracımızı bulma serüvenimiz

İlk başlarda daha eski ve ucuz bir model almak istiyorduk ama birkaç araca baktıktan sonra bütçeyi zorlayıp daha iyi durumdaki bir araca yöneldik. Sonuçta içinde tam zamanlı olarak yasayacak, belki de kıtaları aşacaktık. Hal böyle olunca kesenin ağzı zorlanarak da olsa açıldı. Yıl bitmek üzere olduğu ve Ocak yeni zamlar getirir korkusundan yana yakıla araç araştırıyorduk.

 Ankara’da tüm araçlara bakıp da beğenmeyince İstanbul’da şansımızı denemeye karar verdik. Birkaç araca baktıktan sonra Altındaş Otomotiv çıktı karşımıza. Biz motor gücü için İveco bir araç istiyorduk. Işte bu noktada bize Iveco Cenneti gibi gelen Altındaş Otomotiv’e düştü yolumuz. Orada ikinci el bir sürü Iveco bulduk. Hatta iki araç arasında kalacak kadar şanslıydık.

Araçlardan biri 17m³, diğeri 15m³ idi. Fiyatı diğerine göre yüksek  olsa da biz 17m³ olan aracı tercih ettik. Aracımız Iveco 35C15 modeli ve 2013 yılında sahalara girmiş bir çıtır. Biz aldığımızda 100 bin km civarında idi. Küsüratı tam hatırlayamıyoruz ne yazik ki. Genişliği, yüksek tavanı ve yuruyenlerindeki sağlamlık bizi cezbetti. Hemen aşık olduk.

E araç alındı da kim yapacak bunu?

Cevabını iyi bildiğimiz ancak hiçbir fikrimizin olmadığı konu da bu işte. ilk defa kocaman bir araba var hayatımızda ve nasıl kullanacağımızdan tutun da nasıl eve dönüştüreceğimizden bir haberiz. Neyse ki cesaret geldi atladık araca, tuttuk İstanbul’daki arkadaşımızın evinin yolunu. Istanbul trafiği, daracık yollar ve kocaman bir Iveco panelvan araç. Cümbüşü siz düşünün artık.

Neyse ki sağ salim arkadaşımızın evine geldik. Aracı park edecekken de bir güzel hayırlardık. İlk kazamızı yapmış olduk. Aracı park ederken boyutunun şaşkınlığını yaşarken bir araca çarptık. Hani sığmadık yola birazcık. Neyse ki abi çok anlayışlıydı da çok sorun etmedi. Aramızda anlaşıp aracı yaptırıp çözdük sorunu. Zaten çok fazla bir hasat yoktu.

İlginizi Çekebilir  Yunus Emre Asan - Peugeot j9 Karavan Yapım Süreci

Yakışıklı Ankara’ya gidiyor!

Karavana dönüşüm başladı

Yaptığımız tek kazayla yetinerek pür dikkat Ankara’ya döndük. Aracımız daha öncesinde Eti firmasının içecek taşıma işinde kullanılmış. Hal böyle olunca içeride sürgülü kapıyı iptal edip odaya çevirdikleri bir dondurucu bölmesi ve devamında da metal raflardan oluşan bir kısım vardı. Işe aracın içini boşaltmakla başladık.

Dizayn aşaması

Aracı almadan önce aklımızda pek de net olmayan şeyler vardı. Uzun bir süre boyunca youtube sadık yarimiz oldu. Ne kadar karavan turu varsa hepsini izledik. Hatta bir ara rüyalarımıza izlediğimiz videolar girmeye başladı. Yakışıklı hayatımıza girince alanımızın sınırlarını belirlemiş olduk. Elimizde 5 metre uzunluğunda iç haznesi olan bir araç vardı. Tek sorunumuz duvarların yukarı doğru eğimli olması yani zemin genişken tavana doğru alanın daralmasıydı. Yapacağımız dizaynın hem hayatımızı zorlaştırmaması hem de aracın şeklini en verimli şekilde değerlendirmesi gerekiyordu. Biz de en arkaya yatağa dönüşebilen U tipi koltuk ve yanına duş, duş karşısına mini bir elbise dolabı ve duş yanına mutfak olacak şekilde bir dizayn yaptık.

Her şeye karar verildi, şimdi malzeme temini zamanı!

Aracımızın daha çok eve benzemesi için tahta ile yapmaya karar verdik. Lambri, karkaslar, kontralar ve iskeletler için kullanacağımız tüm tahtaları Ankara’daki Siteler bölgesinden aldık. Karkasların bir kısmı ise arkadaşımız Gökhan’ın ailesinin dükkanındaki kullanılmayan tahtalardan oluşuyordu. Buradan Gökhan’a kucak dolusu sevgilerimizi iletelim mi? Teşekkürler Gökhan, seni seviyoruz güzel insan.

Tahtalar dışında temin ettiğimiz her şey o kadar karmaşık ki. Aracı yapmaya başladık ve neye ihtiyacımız olursa aşama aşama alabildik. Daha çok hırdavatçılar, yapı marketler gibi yerlerde geçti günlerimiz. İnternette fiyatlar daha uygun olduğu için de küçük büyük birçok şey için yüzyılın icadına dayadık sırtımızı

Malzemeler de tamam, e yapin artık şu aracı!

Öncesi ve sonrası

Biz aracı temizledikten sonra ilk iş bir daha temizledik ve sonra bir daha, bir daha ve bir daha temizledik. Çünkü neden olmasın? Temizlik de tamam olunca bir daha temizleyip araç zeminindeki delikleri kapattık ve sonrasında da zemini koruyacak boyamızı yaptık.

Pencere aç pencere!

Aracı panel Van alınca mecbur pencere açtık. Gerçi mecbur değil, Panel Van özellikle almıştık zaten kendi pencerelerimizi açmak için. Baktık Iveco camları pahalı biz de Doraglass‘dan açılmayan camları aldık pencere yaptık. Şu an sadece tavan penceremiz açılıyor. Hırsızlar cok üzgünüz bizde girilecek pencere yok.

Karavan penceresi açılıyor

E bundan sonrası karavan yalıtımı tabi!

Karavan yalıtımı için epey araştırma yaptık ve kanserojen olmayan, ateşe mukavemeti olan bir ürün kullandık. Izogreen keçeden bahsediyoruz tabi ki! Izogreen keçe kot pantolonlarının dönüştürülmesiyle üretilmiş harikalar harikası bir yalıtım ürünü. Uygulaması da o kadar kolay ki! Zemine bir bally sürüp üzerine yapıştırıyorsunuz ve voila! Yalıtımınız hazır. 20 mm kalınlığında bir ızogreen keçe kullandıktan sonra üzerine bizofol uyguladık. Biz bizofolu ABBA olanından tercih ettik aynı çok sevdiğimiz grup ABBA misali. ABBA dediğimiz olay ise alüminyum + balon + balon + alüminyum oluyor. Izogreen keçe ısı ve ses, bizofol ise ısı yalıtımı sağlıyor. Bunların en altında da sound deader denilen, ses öldürücü olarak telaffuz edilince anlamsız gelen maddeyi uyguladık. Bu da aracın metalinde hareket halinde oluşan titreşim ve uğultu için işe yarıyor. Aracı bizofol ile kaplamadan önce mobilyalarımıza destek olacak karkasları yaptık. Hanı karkas deyince çok değişik bir şey gibi duruyor ama özü tahta yani. Iskelet için zemin olacak tahta işte!

İlginizi Çekebilir  Karavan Hikayesi yolgezennet

Yalıtım sırasında kablolarımızı da döşedik. Kablolarımızı korumak için de kablo kanalları kullandık. Aracımızda 12 volt ve 220 voltluk girişler için kablolar kullandık. Karavan elektrik konusu için pek bir şey yapmadık aslında. Sadece kabloları çekip bıraktık. Bağlama işi daha sonraya kaldı.

Yalıtım bitti, sırada ne var?

Biz mobilyalarımızı araca olabildiğince sağlam sabitlemek istediğimiz için aracın demirlerini kullandık. İskeletimizi araca tutturduk. Bu sebeple duvara lambri kaplama işini sonraya bıraktık. Şimdi sıra mobilya iskeletlerinde. Mobilyalarımızı dizaynımıza uygun olacak şekilde konumlandırıp bir sonraki aşamaya geçiş yaptık.

Banyo?

Karavandaki banyomuz

Biz banyo için alüminyum kompozit denilen okullardaki beyaz tahta benzeri bir madde kullandık. Hem kolay işlenebilir yapısı hem de ucuz fiyatıyla bizim kalbimizi çaldı. Hatta o kadar sevdik ki sürgülü ve arka kapıda da kullandık. Artık yazılar yazabildiğimiz kapılarımız ve banyomuz var. Daha ne olsun?!

Su, başımızın tatlı belası

Önce dedik ki temiz suyumuz içeride olsun ve soğukta donmasın. Mutfak tezgahının altına polietilen 100 litrelik bir su deposu yerleştirdik. Öyle de bir gömdük ki ömrü billah çıkmasın bir daha. Peki ne oldu? Tam yola çıkacakken depo su sızdırdı ve daha bir kez bile kullanamadan çıkardık depoyu tezgahın altından. Sütten dilimiz yandı yoğurdu üflüyoruz artık. Yeni depoyu hayatta içeriye koymayız. Galvaniz depoyu aracın altına koyduk. Gerçi o da İzmir depreminin olduğu gün konaklarken kaynak yerlerinden sızdırdı ya neyse. Şu sıralar 20 litrelik su bidonu ile idare ediyoruz depoyu tamir ettirene kadar. Yani dememiz odur ki bu su kişi zor zanaat!

Duş ve lavabo için çektiğimiz borularda, bağlantı noktalarında hiçbir sıkıntımız yok da işte depolarla başımız bozuk. Neyse dert yanmamız bittiyse artık elektriği kuralım mı?

İlginizi Çekebilir  Caravan Manufacturing Halil Kaya Mercedes Vario Dönüşümü

Sıra geldi elektriğe!

Karavan akü montajımız

Aracımızda şu anda 4 adet 125 watt Polikristal güneş paneli bulunuyor. Biz bunları internetten getirttik ve oldukça da memnun kaldık. 2 adet jel aküsüyle 12 volta dayalı bir sistem kurduk. Şu an araçta 1000 wattlık bir inverterimiz mevcut ve onu sadece 220 volta ihtiyacımız olduğunda açıyoruz.

Buzdolabımızı Uğur ’dan tercih ettik. Ne büyük ev buzdolabı ne de büro tipi bir dolap, tam orta kararda bir buzdolabı. Motorunu Ankara’daki çok sevdiğimiz CND Elektrik’ten Cengiz abimiz değiştirdi. Kendisine elektrik konusunda çok güveniyoruz. Saatler boyu bize elektrik konusunda bilgi verdiği için binlerce kez teşekkür ediyoruz. Ondan aldığımız fikirlerle eve gelip oyuncağıyla oynayan çocuklar gibi kurduk elektriğimizi. Kafamızın karıştığı noktalarda telefondan hep destek oldu bize.

Şofbenimizi yine internetten aldık ve ilk seferde tutturduk diyebiliriz. Daxom marka ve sadece ilk açtığımız anda ateşlemeyi elektrikten alıyor. Onun dışında gaz ile haşır neşir oluyor kendisi ve kısa sürede alev gibi bir su veriyor bize. Kendisini çok seviyoruz. Buradan güzel şofbenimize selam olsun!

Elektrik bitti, su bitti. Ne duruyorsun boyaya geçsene!

Karavan içi mobilyalarımız tamam

Lambrilerimiz sağ olsun çam çıra çıktığından özel bir boya kullanalım istedik. Filli Boya’dan Capawood adında bir ahşap boyası keşfettik. Boya öncesi de astar yapmak yerine emprenye uygulaması yaptık. Emprenye tahtaların ömrünü uzatan, böceklenmeden koruyan bir güzellik. Aslında dış cephede kullanılıyor. Biz içeride kullandık. Çünkü, -yeniden- neden olmasın?

Emprenye sonrası boya işlemine geçtik. Tabi tüm boya işinden önce zımparalama yaptık. Hatırladığımızda içimiz acıyor. Çünkü çok tozlu bir işlemdi! Neyse ki o günler geçti.

Boyayı da (her şeyi zor yoldan yapmazsak rahat edemiyoruz) rulo ve büyük fırçalarla olmayınca minik ressam firçalarıyla yaptık. Tam bir hafta sürdü.

Her şey bitince yola çıkacakken ne olsa beğenirsiniz?

Gerçi bunu ilk basta söylemiştik. Mutfak tezgâhımızın altındaki su depomuz sızdırdı. Anlatımı kısa sürse de yaşadığımız tüm aksiliklerle ve korona ile birlikte tam 7 ay sürdü. Işte tam olarak dile kolay deyimi bu oluyor. Anca dile kolay işte, çalışana hiç mi hiç kolay değil ama bugün olsa yine yapardık dediğimiz bir iş bu.

Şu ana kadar izlenimlerimiz,

Her şeyi hayatımıza uygun yapmışız da bir tek duşumuz tuvalet kullanımı için küçük kaldı ama onu da bir şekilde çözdük. Onun dışında şu ana kadar dizayn ve malzeme seçimi konusunda verdiğimiz tüm kararlardan çok memnunuz. Bir de şömine sobamızı alınca pek bir eksiğimiz kalmayacak. Yuvamız tam da hayallerimizdeki gibi!

Elektrik ve Kablo montajlarımız
karavan forum
etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.

Sıradaki içerik:

The Medventure Karavan Yapımı